24 Ekim 2011 Pazartesi

Hastalıklı Düşünce Salgını



Pazar günü yine gırla üzücü haberle karşılaştığımız bir gün oldu. Güne 3 şehit haberi ile başladık ardından Van depremi ve ondan sonra da Van depremi ile ilgili saçmalıklar. Yok efendim oh olsunmuş, yok efendim orası doğuymuş (sen kendi ülkeni doğu - batı diye ayırıyorsan o zaman baştan kaybetmişiz biz. ölen şehitler yok yere ölmüş, şu an orada olan askerler boşuna duruyorlar), yok efendim deprem onlara bir uyarıymış, yok ilah-i adaletmiş, yok onlar terör örgütüne yataklık ediyorlarmış (terör örgütüne yardım sadece doğu'da var çünkü batı'da kimse yardım etmiyor değil mi?), Allah belalarını vermişmiş.

İnsanlık ölmüş lan memlekette. Bir günde 26 şehit verilince pörtledi ülkemizde yaşayan hastalıklı düşüncelere sahip hayvanlar. Bir de bu yazılanları beğenenler var. Beğeniyorlar, sosyal medya sağolsun beğenip; "yürü be", "amıssına koyduklarım beter olun", "pkk'ya bir darbe de Allah'tan" gibi yorumlar yapıyorlar. Lan siktirin gidin.

Utanarak yorumlardan bazılarını buraya ekliyorum:

-beter olun insallah!
-şehitlerin kanı yerdemi kalacaktı?
-hakkari ve şirnak topragin altina gömülmüştür umarim.
-inşallah daha büyük şiddetle olur taş üstünde taş kalmaz!
-beter olsun yerle bir olsun allahın gazabı
-hükümetin yapamadığını allah yapacak inşallah.
-allahın sopası yokk beter olun!
-askerler dikkat etsin, yardim edicem diye sehit olmazsinlar?
-beş kuruş yardım yaparsam ellerim kırılsın.
-adamın içinden iyi olmuş demek geçiyor.
-allahım sen çok büyüksün bu daha uyarı.
-allah işte böyle vurur rabbim sana şükürler olsun.
-ohhh, serinledim biraz.
-kullandıkları kaçak elektriğin ve devlete sıktıkları kurşunların hesabını verin!
-allaha şükür allahın sopası yok orda yasıyan herkez ölmeyi zaten hakediyo.
-ayyy çok sevindim bak inşallah biraz vatan hainlerini temizler.
-yerle bir olsunlar kacakcılık onlarda, uyusturucu onlarda beter olsunlar!
-allah Diyarbakirada nasip eder insallah..
-valla yerle bir olsa beş kuruş vermem. Van'lıya para göndereceğime sokak köpeklerine mama alır yediririm. hiç olmazsa ihanet etmez.

Meğer ülkemde ne kadar çok ırkçı, ne kadar çok faşist varmış da haberim yokmuş. Oh olsunmuş, müstahakmış... Siz terör örgütlerine yataklık yapan, yardımda bulunanların sadece Türkiye'nin doğusunda mevcut olduğunu zannediyorsanız zaten sizden cacık olmaz. Biraz oturun geçmişi hatırlayın, aynı duruma "batı" düştüğünde kim ne yapmış onu anımsamaya çalışın balık hafızası sikilesice, yanar döner huysuz virjinler sizi.

12 sene dediğimizde uzak geliyor değil mi? 12 sene için ortalama bir insanın ömrünün 1/6'sı da diyebiliriz. 12 sene geriye gittiğimizde akla gelen ilk gün (en azından benim için) sıcak bir Ağustos akşamıdır. Yatağımda osura osura uyuduğum hatta gecenin ortasında uyanmam gerekirken uyanamadığım ve beni uyandıran anneme isyan ettiğim bir gece. Ben uyandırıldığım için çocuk aklımla isyan ederken, binlerce insanın uyandırılmadıkları için belki de hayata gözlerini yumdukları o gece.

O gece.
17 Ağustos 1999.
Resmi olan bilgilere güvenmenin pek anlam vermediği o gecenin sonunda resmi olmayan bilgilere göre 600000 kişi evsiz kalmış, 50000 insan hayatını kaybetmiş, 100000'e yakın insan ise yaralanmıştı.

Hatırlıyorum sizin ayrımcı beyinlerinizin değimiyle o Allah'ın belasını verdiği doğu'dan gelen yardımları. Çok iyi hatırlıyorum çok zor koşullarda yaşayan o insanların belki de kendi ihtiyacı varken "şu an benden daha çok ihtiyacı var deprem bölgesinin" diyerek pılını pırtını yolladığını. Belki hepsi yollamadı, belki aynı sizin gibi oh çeken hayvanlar da oldu o zaman.

Ama siz artık onları eleştirebilecek yüzü nasıl bulacaksınız? Eğer böyle yapan biri vardıysa bile sizler artık nasıl bu durumdan dem vurabileceksiniz? Gerçi bugün böyle konuşabiliyorsanız o zaman onlara da bok atarsınız, ananızı da pazarlarsınız, Türkiye'nin doğusunu Türkiye'nin bir parçası olarak görmeyip sonra o burun kıvırıp, ohlar çektiğiniz doğu'yu savunmak için ölen askerlerimize ağıtlar yakar yürüyüşler düzenlersiniz.

Biz özgürlük savaşçısıyız diye isyan edip Kaddafi öldürülünce parmağındaki yüzüğü, boynundaki altın kolyeyi çalmak için birbirine dalanlar gibi sizin de savunduğunuz herhangi bir ideoloji yok aslında. Kaos ortamı oluştuğunda gaz alıp o gazı vermeye endekslenmiş müsveddelersiniz. Benim gözümde 17 ağustos Marmara depremi sonrası "7.4 yetmedi mi" diye ortalıkta dolaşanlar ile bugün bu kepazeliği dillendirenlerin bir çoğu aynı insanlar. Aynı düşünce salgınından muzdarip garibanlar. Replikalar. Beyin yıkaması dedikleri bu olsa gerek.

Yazık.

Biz hala insanlığını kaybetmemişlere düşen tek şey yardımda bulunmak.

Bunun için lütfen deniz feneri gibi kumpaslara düşmeden, sizi "ulan yaptık yardımı ama ceplerine indirip araba almasınlar" gibi düşüncelere sevk etmeyecek Kızılay kurumuna bağış yapınız.




http://www.kizilay.org.tr/'den siteye ulaşabilirsiniz. 2868'e mesaj yollayıp 5TL'lik yardımda bulunabilirsiniz. 
* 168'i arayıp Kızılay'a bağış ve yardım yapabilirsiniz.
* 2930'a AKUT yazan bir mesaj atıp AKUT'a 5TL'lik yardımda bulunabilirsiniz.
* Ayrıca kargo şirketleri Van'a yollanacak yardım paketlerinde kargo ücreti almıyorlar, giysi, battaniye vs. gibi yardımlarınız varsa hemen kargoya verebilirsiniz.



Hem canını kaybedenler hem de insanlığını kaybedenler için başın sağolsun Türkiye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder