19 Mayıs 2012 Cumartesi
Böh!
Etiketler:
Avengers,
Boktan Hayat,
Hayat,
Intouchables,
Sinema
14 Aralık 2011 Çarşamba
O Şimdi Asker!
Sizin hiç kardeşiniz askere gitti mi?
Benim bir kere gitti kör oldum
Kardeşimden ummazdım bunu sik gibi ortada kaldım.
Siz hiç askere gittiniz mi?
Ben gittim.
Ben gittim ama kardeşimden ummazdım.
Askerlik zordur derler, gurbettesindir, tellerin ötesine geçemezsin, özgürlüğün alınmıştır elinden. Bugün anladımki askerlik değilmiş zor olan, asker yolu beklemekmiş. Daha gideli iki gün oldu önünde 153 gün var, kolay, çabuk geçer, zaman askerde geçmez gibi gelsede su gibi akıp geçer. Döndüğünde hiç yapmamış gibi olursun. Ama bekleyene kolay mı geçer zor mu geçer bilemem. Şimdiden onun 5 ay burada olamayacağını düşünmek bile ürkütücü, o benim şu 5 kişilik çekirdek ailedeki tek dostum, tek sırdaşım. Alışmışmıdır, rahat uyuyabiliyormudur, tuvalete rahat çıkabilmişmidir bilemem, ben rahat uyuyamıyor ben rahat sıçamıyorum. Birde ufak kardeşim var, şu piç olan. Onunla idare edemezmiyim? Edemem! Çünkü o benim küçüklüğüm, çünkü o aynı ben. Bize renk katan bizi farklı yapan bize benzemeyen bir tek o vardı, o da şimdi asker. Biz artık sıradanız. Çok fazla bunalım yapmaya gerek yok biliyorum, aslan gibi yapıp askerliğini dönücek, döndüğünde herşey eskisi gibi olacak biliyorum. Ama bana şuan gelseler onun yerine seni alıcaz askere tekrar deseler 1 saniye düşünmem bunu da biliyorum. Seni seviyorum, seni özlüyorum Ghostlike biran önce bitir şu askerliği de dön artık.

Hıyarın pastasıda kendisi gibi komik aq. Pastanın ortasında kocaman bir muz, çok manidar bir çok anlama gelebilir. O muz ona mı bana mı girdi bilinmez :)
Benim bir kere gitti kör oldum
Kardeşimden ummazdım bunu sik gibi ortada kaldım.
Siz hiç askere gittiniz mi?
Ben gittim.
Ben gittim ama kardeşimden ummazdım.
Askerlik zordur derler, gurbettesindir, tellerin ötesine geçemezsin, özgürlüğün alınmıştır elinden. Bugün anladımki askerlik değilmiş zor olan, asker yolu beklemekmiş. Daha gideli iki gün oldu önünde 153 gün var, kolay, çabuk geçer, zaman askerde geçmez gibi gelsede su gibi akıp geçer. Döndüğünde hiç yapmamış gibi olursun. Ama bekleyene kolay mı geçer zor mu geçer bilemem. Şimdiden onun 5 ay burada olamayacağını düşünmek bile ürkütücü, o benim şu 5 kişilik çekirdek ailedeki tek dostum, tek sırdaşım. Alışmışmıdır, rahat uyuyabiliyormudur, tuvalete rahat çıkabilmişmidir bilemem, ben rahat uyuyamıyor ben rahat sıçamıyorum. Birde ufak kardeşim var, şu piç olan. Onunla idare edemezmiyim? Edemem! Çünkü o benim küçüklüğüm, çünkü o aynı ben. Bize renk katan bizi farklı yapan bize benzemeyen bir tek o vardı, o da şimdi asker. Biz artık sıradanız. Çok fazla bunalım yapmaya gerek yok biliyorum, aslan gibi yapıp askerliğini dönücek, döndüğünde herşey eskisi gibi olacak biliyorum. Ama bana şuan gelseler onun yerine seni alıcaz askere tekrar deseler 1 saniye düşünmem bunu da biliyorum. Seni seviyorum, seni özlüyorum Ghostlike biran önce bitir şu askerliği de dön artık.

Hıyarın pastasıda kendisi gibi komik aq. Pastanın ortasında kocaman bir muz, çok manidar bir çok anlama gelebilir. O muz ona mı bana mı girdi bilinmez :)
18 Kasım 2011 Cuma
Start
Bayramın ilk günü geleneksel bayramlaşmaların çekirdek aile etabı tamamlandıktan sonra yollara düşüldü. Gidilecek güzergah az - çok belliydi fakat kalınacak yerler, yapılacaklar, yol planlaması gibi durumlar akışına bırakılmıştı. Yol boyunca dinlenecek cd'ler road trip'in diğer iki üyesi ile buluşmak için avrupa yakasına geçilirken arabada yapıldı.
Ulus'tan bir arabada ghostlike, satellite ve bendeniz yımırtik diğer arabada bir sucu ve bir ağa arkalı önlü yollara düşüldü. 5 gün boyunca o gudubik sesiyle "hız sınırını aştınız", "yeniden hesaplanıyor", "300 metre sonra u dönüşü yapınız" tarzı yerli yersiz konuşarak bizi delirtecek navigatör kadın ile de ilk bu saniyelerde tanışıyorduk.
Araba içi entrikaların, beklenmedik sürprizlerin başlarken saat 12.30'u gösteriyordu ve Puff Daddy diğer arabada her gece şarkısını söyletmek için bizleri bekliyordu...
Ulus'tan bir arabada ghostlike, satellite ve bendeniz yımırtik diğer arabada bir sucu ve bir ağa arkalı önlü yollara düşüldü. 5 gün boyunca o gudubik sesiyle "hız sınırını aştınız", "yeniden hesaplanıyor", "300 metre sonra u dönüşü yapınız" tarzı yerli yersiz konuşarak bizi delirtecek navigatör kadın ile de ilk bu saniyelerde tanışıyorduk.
Araba içi entrikaların, beklenmedik sürprizlerin başlarken saat 12.30'u gösteriyordu ve Puff Daddy diğer arabada her gece şarkısını söyletmek için bizleri bekliyordu...
30 Ekim 2011 Pazar
Depresyon
Depresyon kelime anlamı olarak çökkünlük demekmiş, öğrendiğim iyi oldu. Depresyondayım aq. Baksana kafamızı dağıtalım, dünyanın dertlerini sıkıntılarını yazarak içimizden atıp kurtulalım, binevi mastürbasyon yapalım diye blog açıyoruz, bloga yazı yazamıcak hale geliyoruz. E durum bu kadar vahim oluncada şişiyor şişiyor içimizde patlıyor, göte giren şemsiye açılmaz misali. Tam olarak ne zaman çöktüm, neden çöktüm bilemiyorum ama iyi çöktüm. Kendimi hiçbir işe yaramaz, iki eliyle bi siki doğrultamaz, tek hücreli bir amip gibi hissediyorum. İnsan hiçbirşeyden zevk almazmı be kardeşim, hiç birşey yapmak istemez yattığı uykudan uyanmak istemezmi? Ben istemiyorum. Ne ailemle ilişkiler doğru düzgün ilerliyor ne de arkadaşlarımla, sıkıntıyı hep kendimde arıyorum ama bir türlü bulamıyorum. Aradığımın ne olduğunuda bilmiyor ve bu durumdan çıkmak için herhangi bir atraksiyona girmek istemiyorum. Zannedersem yanlızlık, biraz kafa dinlemek, şu siktiğimin dünyasından bikaç gün uzak kalmak en iyisi olacak. Ama benimkisi ilginç bir çökkünlük şuan bu yazıyı yazarken Nysnc'den bye bye bye dinliyorum, hangi kafadayım inan bende anlamadım. Neyse hayırlısı olsun. Allah uçuş takımlarımıza zeval vermesin...
28 Ekim 2011 Cuma
Netin Kralı
Ne için var olduğu belli olmayan Explorer, adına yakışır şekilde internette gezinmeyi zorlu bir parkura benzeten Safari, 2 aylık cırcır bebek gibi sürekli sıçan Chrome ve yalayıp yuttuğu ramlerin yanına bir de abuk subuk add-on olayını katarak gözden düşen Firefox bir yana internet aleminin kullanılabilir tek browser'ı Opera bir yana.
6 aydır bir kere sıçmaz, bir kere hata vermez mi bir browser?
Eğer Opera ise vermez.
Seni yaratanın aklını yiyeyim.
27 Ekim 2011 Perşembe
Grip feat. Fitil
Geçenlerde elemanın teki ile muhabbetteyken laf döndü dolaştı müziğe geldi. Hangi tarz müzik sevdiğini sorduğumda "Rap dinliyorum. Sagopa Kajmer, Ceza, Kolera falan" dedi. Kolera. Kolera...
Örneklerle çoğaltsak bu durumu şunlar olasılıklar dahilinde oluyor:
Zatürre - Ciğerime Saplanan Bıçaklar
Kardiyomiyopati - Bana Kalbini Ver
Kramp - Beni Cimcir
Menopoz feat. Andropoz - Ağlıyorum Mütemadiyen
Şahane değil mi?
Kolera ne amk. Bir kere rap, hip-hop, drum'n bass, dubstep, yoyoamaninbo ve benzerleri benim lugatımda müzikle bağdaştıramadığım olgular. Yani hali hazırda pek hazzetmiyorum hatta anlayacağınız üzere benim gözümde müzik kategorisine giremiyor bunlar ama şu an konumuz bu değil şu an konumuz bu tarzları icra eden şahısların kendilerine bir takma isim seçme hobileri. Kolera nedir arkadaş?
Örneklerle çoğaltsak bu durumu şunlar olasılıklar dahilinde oluyor:
Zatürre - Ciğerime Saplanan Bıçaklar
Kardiyomiyopati - Bana Kalbini Ver
Kramp - Beni Cimcir
Menopoz feat. Andropoz - Ağlıyorum Mütemadiyen
Frengi feat. Prostat - Şimdi Sıçtık
HPV feat. Gonore - Sexlessness
Şahane değil mi?
24 Ekim 2011 Pazartesi
Hastalıklı Beynim
TheEgg yazının büyük coğunluğuna katılsamda sonuc olarak benimde hastalıklı bir beynim var ve bi yerde ayrışmamız gerekcekti.O amına daldığımın pala bıyıklı Van Belediye Başkanı ona aktarılan hazine payını terörist cenazesi, hücre evleri, örgüte gıda desteği gibi orospucocukluğu yaparak harcamasaydı 1.derecede deprem bölgesi olan şehrinde önlemleri alsaydı daha iyi olmazmıydı.Şimdi onun bunun evladı tassagına soktuğumun örgütü yardım kampanyası havası katarak internetten kendi kasasına para aktarıyomus.Lan göt oğlanı hani halkının özgürlüğü, hakları, demokrasi icin savasıyodun afyon ceken beynini sikiyim senin.Millet göçük altında can çekisiyor yemek icin çadır için yardım edin diye haykırıyor sen silahın kursunun derdine düşmüşşün.Ama esas sana yandaslık yapan hayatlarını siktigin o amcıkların sol lobuna sokiyim.Nese sonuc olarak Türk Devleti 17 Ağustos depreminden sonra gelen süreçte kendini gelistirdigi gerek kızılay gerekse akut un bilgi, tecrübe ve teknoloji olarak büyük ilerlemeler kaydettiğini gözlemledim sevindim.Ölen vatandaslarımıza da Allah dan Rahmet dilerim.
Dip not:Güncellemelerle başlayan şehitlerimizle devam eden ve son olarakta bu büyük depremle canımızı yakan kara bulutların ülkemden siktirip gitmesini arz ederim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)